7 Haziran 2017 Çarşamba

AİHM'den Uygulamaya yönelik değişiklikler...

Yaşanılan bunca sıkıntı bana insan haklarının anlamsız  olduğunu anlamama ve Navi Palley'in bir konuşmasında sorduğu is Human rights diplomacy; an oxymoron? sorusuna "definitely yesss" cevabını hiç tereddütsüz vermeme yol açtı. Moronlaşma süreciymiş bizim ögrenme, olgunlaşma, ilerleme sandığımız... Bu güne kadar harcadığım zamana acıdım, Karşındaki duyarlı değilse ne anlatsan boş, dengeler başka yolları açmışsa o yoldan yürümek makbul görülüyorsa evrensel değerler filan hikayeymiş... Sadece benim özelimde değil tüm dünyada son aylardaki, günlerdeki gelişmeler bunu kanıtlıyor.

O yüzden insan haklarına inandığım veya herhangi bir umut, beklenti taşıdığım için değil, eski bir alışkanlık olarak AİHM sayfasındaki haberleri görünce okudum. Mekanik bilgi gibi bunlar artık, insanların hayatına dokunan yönü bile yok, sadece uygulayıcıların yeni kuralları futbol oyunun kurallarını öğrenir gibi öğrenmesi gerek...

Artık kızlarıma amigurumi dolls ören bir anneyim, hatta daha iyi iş bulamazsam geliştirip hiç değilse ekmek paramı buradan çıkaracağım. Yine de henüz draft olan ve takipçisi olmayan bloguma eskiden olduğu gibi sırf kendim için yazıyorum bu değişiklikleri... Sırf hiç bir şey değişmemiş gibi hayal etmek için okudum yazdım, kendimi mağdur olarak düşününce bunlar çok anlamsız, faydasız, saçma...

İşte onlar...

AİHM yakın tarihte uygulamalarında bazı değişiklikler yapacağını ilan etti. Bunlardan biri öncelik kuralının uygulanmasına (http://www.echr.coe.int/Documents/Priority_policy_ENG.pdf) diğeri ise tek yargıçlı kararların daha gerekceli olmasına yönelik (http://hudoc.echr.coe.int/eng-press#{"itemid":["003-5735020-7285664"]}).

 AİHM'in önüne gelen başvuruları sırasına göre incelemeye alması ilk başta mantıklı/adil görünse de ağır, devam eden, çok sayıda kişiyi ilgilendiren ve ileride telafisi mümkün olmayan zararları önleme
imkânı varken bu nitelikteki başvuruları geriye atması veya sırası gelmeden öncelik vermemesi  hakkaniyete uygun olmayabilir. AİHM zaten yıllardır (2009 dan beri) bazı başvuruları öncelikle ele alıyordu.  Yedi kategori altında başvuruları değerlendiriyor ve ilk kategorideki başvuruları acil başvurular olarak değerlendiriyordu.
Şimdi AİHM ı. kategoride acil gördüğü başvuruların kapsamını genişletti ve  özğürlükten yoksun bırakılmayı (tutukluluğu)   1. kategoriye acil başvurular kapsamına aldı. Buna göre özgürlükten yoksun bırakılma Sözleşme'de yer alan hakların doğrudan ihlalinin sonucu ise bu nitelikteki başvurularda en öncelikle incelenmesi gereken başvurulardandır.
Bir diğer değişiklikte devletlerarası başvurulara ilişkin. Bu başvurular ise 2.kategoride yer alırken artık bu listede özel bir kategori olarak yer almıyor.

Bu hafta AİHM'in sitesindeki diğer yeni uygulama ise tek yargıç tarafından verilen kabul edilemezlik kararlarının artık gerekçeli olacağına ilişkin.  AİHM'in iş yükünü azaltmak için hızlandırılmış prosedürler öngören 14. protokolle sözleşmeye giren tek yargıçla açıkça kabul edilemez başvuruların reddi usulü artık kalkabilir. Yani önceden başvuran tarafa bir mektup şeklinde gönderilen matbu başvurunuz reddedildi yazısı yerine tek yargıçlı mahkeme şeklinde başvurular ele alınıp, başvurunun niye reddedildiği karar şeklinde başvuran tarafa bildirilebilecek. AİHM'in geleceğine yönelik devam eden konferanslar dizisinin halkalarından olan Brüksel Konferansında AİHM'in iş yükünün artık azaldığı görülerek bu yönde bir karar alınmış. Aslında burada  eski gerekçesiz mektup uygulaması da kesin olarak yasaklanmamış. Bunu '...the Court has adopted a new procedure, allowing more detailed reasoning to be given...' cümlesinden anlıyorum. Burada yeni kabul edilen usulle daha ayrıntılı gerekçenin verilmesine müsaade edildi şeklinde değişiklik tanıtılmış. Yani bir başvurunun hiçbir  gerekçe olmadan reddedildiniz şeklindeki uygulama amacı ne olursa olsun doğru bir yöntem değildi. AİHM artık iş yükünün azaldığını ve bu eski ve haksız uygulamasından vazgeçebileceğini düşünüyor. Göreceğiz...


Yazarken gercekten ara ara unuttum içimdeki acıyı, ama sık sık da aciliyet kuralındaki değişikliği acaba dikkate alırlar da kızlarım babasına ben sevgili eşime kavuşur muyum diye düşündüm, göz yaşı hep hazır zaten....

yazdıklarımı okumadan yayına sunuyorum, anlaşılmazsa sorun yok,  önemli değiller zaten...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder